5.0 +90 507 841 95 58
47,74 55,07 64,56

Demre ve Kekova’da gezilecek yerler

İnsanların çoğu Demre’ye iki şey için gelir — Myra’nın kaya mezarları ve Noel Baba Kilisesi — ve aynı öğleden sonra ayrılır. Yazık oluyor, çünkü asıl güzel kısım bunların iki yanındaki yirmi kilometrelik kıyı. Aşağıda misafirlerimize tavsiye ettiğimiz her yer harita üzerinde işaretli; yalnızca tekneyle ulaşılabilenler ayrıca belirtilmiş.

Harita

Hakkında bilgi için bir numaraya dokunun.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16

Şematik bir genel görünüm, navigasyon haritası değil — konumlar görecelidir. Gerçek yol tarifi için her yerin kendi bağlantısını kullanın.

On altısı, sırayla

Myra Antik Kenti

Doğrudan kayaya oyulmuş Likya mezarları ve altlarında yaklaşık on bin kişilik bir Roma tiyatrosu — bu kıyının en büyüğü ve en iyi korunmuşu. Kentin büyük bölümü hâlâ Myros nehrinin üstüne yığdığı alüvyonun altında; ona Anadolu’nun Pompeii’si denmesinin sebebi bu. Restorasyon çalışması sürüyor, bazı bölümler kapalı olabilir. Şehir merkezine beş dakika ve neredeyse hiç gölgesi yok.

Antik kentler ve müzeler Yol tarifi →

Aziz Nikolaos (Noel Baba) Kilisesi

Nikolaos’un piskoposluk yaptığı 4. yüzyıl kilisesi — Noel Baba’nın ardındaki gerçek kişi. Bizans döneminden kalma taban mozaikleri ve freskler hâlâ yerinde.

Antik kentler ve müzeler Yol tarifi →

Andriake ve Likya Uygarlıkları Müzesi

Myra’nın antik limanı; Hadrian’ın tahıl ambarı hâlâ ayakta ve bölgenin müzesi tam yanında. Buradaki kazılarda 5. yüzyıla ait bir sinagog ortaya çıktı — Anadolu’nun Akdeniz kıyısında bulunmuş ilk sinagog; taşlarında menora kabartmaları hâlâ duruyor. Bizans döneminde aynı limanın çevresinde beş kilise ve bu tek sinagog yan yanaydı. Arkasındaki sulak alan 168 kuş türünün kaydedildiği bir kuş cenneti. Sezonda her gün 08:30–19:00 açık; tekne turundan sonra uğrayacak kadar geç.

Antik kentler ve müzeler Yol tarifi →

Sura Antik Kenti

Şehrin kuzeybatısındaki sazlıklarda küçük bir kehanet tapınağı; bir zamanlar rahipler balıkların hareketlerinden gelecek okurmuş. Sessiz, otlar arasında ve neredeyse hiç kalabalık olmaz.

Antik kentler ve müzeler Yol tarifi →

Kyaneai Ören Yeri

Çam ormanının içinden yürüyerek çıkılan tepe kenti; devrilmiş lahitlerle dolu bir tiyatro ve ta denize kadar uzanan manzara.

Antik kentler ve müzeler Yol tarifi →

Batık Şehir

Kekova Adası boyunca bir buçuk kilometre, berrak suyun hemen altında uzanan Likya sokakları, merdivenleri ve depoları. Burada yüzmek yasaktır — tekneden yanınızdan geçişini izlersiniz.

Detayları oku

Burayı kuranlar Likyalılardı ve tarihlerinin büyük bölümünde Yunan, Pers ya da bir başkasının uyruğu değildiler. Kendi dilleri ve kendi alfabeleri vardı; kendilerini Likya Birliği ile yönetiyorlardı — her kentin büyüklüğü oranında temsilci gönderdiği, büyük kentlerin küçükleri kolayca ezemediği bir federasyon. İki bin yıl sonra Alexander Hamilton, Federalist Yazılar’da bu birliği bir konfederasyonun nasıl işlemesi gerektiğine örnek gösterdi.

Simena da bu kentlerden biriydi ve bu boğazın iki yakasına kurulmuştu. MS 2. yüzyılda art arda gelen depremler kıyı şeridini birkaç metre aşağı indirdi; kentin denize bakan yarısı sulara gömüldü. Geriye kalan, yıkılmış bir harabe değil — batmış bir sokak planı. Merdivenleri suyun içine kadar takip edebilir, depo duvarlarını izleyebilir, artık yüzeyin altında kalan bir rıhtımın yontulmuş bloklarını görebilirsiniz.

Bu hat boyunca yüzmek ve dalmak yasak, durmak da öyle. Bugün böyle sağlam kalmasının sebebi tam olarak bu yasak: bu kıyıdaki hemen her antik yerin aksine kimse üstünde yürüyemedi, parça koparamadı, eve bir şey götüremedi. Biz tekneyi en yavaş hızında geçirir ve işaretli hattın dışında kalırız.

Koylar ve Batık Şehir Tekneyle ulaşılır Yol tarifi →

Tersane Koyu

Eski tersane koyu; su kıyısında yıkık bir Bizans kilisesi ve aynı döneme ait su altı taş işçiliği duruyor — ve burada üzerinde yüzmenize izin var.

Detayları oku

Adı tersanedir ve zaten tersaneydi. Kekova Adası’nın kuzey kıyısında, havanın gelebileceği her yönden korunaklı, yeterince derin bir koyda gemiler karaya çekilir, onarılır ve inşa edilirdi. Yontma taş kızakları hâlâ bir metre suyun altında duruyor.

Koyun dibindeki ayakta kalan yapı Bizans dönemine ait — bir kilisenin apsisi; kavisi hâlâ belli, çevresine yontma bloklar dağılmış. Su altındaki taş işçiliği kiliseden eskidir ve birkaç yüz metre doğudaki Batık Şehir’le aynı batmış kıyı hattına aittir: aynı depremler, aynı çöküş.

Batık Şehir’in aksine burada yüzmeye izin var; durağın asıl anlamı da bu. Antik taş işçiliğinin üzerinde süzülebilirsiniz — pek çok yerde yapabileceğiniz bir şey değil.

Koylar ve Batık Şehir Tekneyle ulaşılır Yol tarifi → Konum yaklaşık

Gökkaya Koyu

Aşırlı Adası’nın yabani keçilerinin gözlediği bir boğazdan girilen, geniş ve korunaklı mavi-yeşil koy. Bu kıyının en sakin demirleme yerlerinden biri.

Detayları oku

Gökkaya, takımadanın doğu ucundaki korunaklı sudur ve rüzgâr çıktığında tekneler oraya kaçar. Aşırlı Adası koyun ağzına bir dalgakıran gibi uzanır; koyun işe yaramasının sebebi budur — ölü dalga dışarıda kırılır, içeride su düz kalır.

Adada yaban keçileri yaşar ve doğru ana denk gelirseniz genellikle sırtta görünürler. Aşırlı ile anakara arasındaki kanal, Kekova’ya açılan iki kapıdan doğudakidir — batıdaki, Kaleköy Kalesi’nin altındaki boğazdır — ve antik çağda burada da aynı mantık geçerliydi. Dar geçidi tutan, trafiği tutardı.

Bizim için günün ilk doğru dürüst yüzme molasıdır ve karşı yönden gelen günübirlik tekneler henüz buraya varmamış olacak kadar erkendir.

Koylar ve Batık Şehir Tekneyle ulaşılır Yol tarifi →

Korsan Mağarası

Aşırlı Adası açığında bir deniz mağarası ve Akdeniz fokunun son üreme alanlarından biri — dünyada yaklaşık 900, Türkiye sularında ise yaklaşık 120 birey kalmış bir tür. Eskiden tekneler içeri girerdi. 2025’ten beri mağaranın ağzı zincirle kapatıldı ve giriş yasak; kızılötesi foto kapanlar ziyaretlerin fokları ne kadar ürküttüğünü ortaya koymuştu. Mağarayı denizden görmek hâlâ mümkün, biz de öyle gösteriyoruz.

Detayları oku

Mağara bir fok yuvasıdır. Akdeniz foku, dünyanın en nadir büyük memelilerinden biridir — toplam yaklaşık dokuz yüz birey kalmış, bunların yüz yirmi kadarı Türkiye sularında — ve tam olarak böyle yerlerde yavrularlar: içinde gizli bir kumsal olan, yalnızca sudan girilebilen bir deniz mağarası.

Yıllarca tur tekneleri içeri girdi. Mağaraya yerleştirilen kızılötesi foto kapanlar bunun ne yaptığını gösterdi: sürekli ürkütülen foklar, kumsalı terk ediyor, geç dönüyor ya da hiç dönmüyordu. Ocak 2025’te bu mağaranın ve Kaş’taki Mavi Mağara’nın ağzı zincirle kapatıldı; kaymakamlıklar giriş yasağı tabelalarını astı.

Biz bu kararı doğru buluyoruz ve etrafından dolaşmaya çalışmıyoruz. Mağarayı dışarıdan görürsünüz — zaten görülmesi gereken kadarı budur — foklar da vazgeçemedikleri tek şeyi ellerinde tutar.

Koylar ve Batık Şehir Tekneyle ulaşılır Yol tarifi → Konum yaklaşık

Akvaryum Koyu ve karakol adaları

Takımadanın en berrak suyu; Kekova Adası’nın batı ucunda, yaklaşımı koruyan adacıkların üzerinde yıkık istihkâmlarla.

Detayları oku

Burası Kekova’nın batı yaklaşımıdır ve doğudaki gibi gözetlenmiştir. Koy, Kara Ada ile Topak Adası arasında yer alır; girişine dizilmiş alçak adacıkların yüksek noktalarında yıkık taş işçiliği vardır — haritalarda ve halk arasında adları Karakol Adaları’dır. Bunlarla Kaleköy’deki kale arasında, takımadaya giren her yol bir yerden görülüyordu.

Ayakta kalan şey mütevazıdır: duvar sıraları, bir gözetleme yapısının temelleri, yamaç aşağı kaymış yontma bloklar. Kazılmamışlar ve tabelaları da yok; yani karşınızdaki bir anıt değil, bir savunma düzeninin taslağı. Arkalarında boğazla birlikte denizden bakıldığında, neden oraya konduklarının mantığı kendiliğinden anlaşılıyor.

Koyun adı ise güverteden nasıl göründüğünden geliyor. Dip açık renk kaya ve kum; su soğuk ve berrak olacak kadar derin, dibi olduğu gibi görecek kadar sığ. Genellikle günün en sakin durağıdır.

Koylar ve Batık Şehir Tekneyle ulaşılır Yol tarifi → Konum yaklaşık

Üçağız (Theimussa)

Likya mezarlarının içine ve çevresine kurulmuş bir balıkçı köyü; karayolunun bittiği, teknelerin başladığı yer. Antik Theimussa’nın lahitleri tam su kıyısında duruyor.

Detayları oku

Üçağız, antik Teimiussa’nın üzerinde durur ve Teimiussa bir bilmecedir: tiyatro bulunmamıştır, agora yoktur, adını hak eden bir tapınak da. Bol olan tek şey mezarlardır. Kıyı boyunca sıra sıra lahitler durur; kimisinin kapağı sağlam, birkaçında kabartma var, birinde Kluwanimi adlı bir çocuğun adı yazılı.

Arkeologların ağırlık verdiği yorum, Teimiussa’nın hiçbir zaman kendi başına bir kent olmadığı, tepelerdeki Kyaneai’ye bağlı bir liman ve mezarlık olduğu yönünde — meclisi ve kamu yapıları olan bir yerleşim değil, malın indirilip ölünün yatırıldığı işlek bir iskele.

Bugünkü köy mezarların yanına değil, aralarına kurulmuş; bu yüzden bir lahit bir bahçenin ortasında ya da bir duvarın dibinde çıkıverir. Çok Likyalı bir düzendir. Karayolu da burada biter: Üçağız’dan sonra sudan başka yol yoktur.

Köyler Yol tarifi →

Kaleköy (Simena)

Karayolu bağlantısı olmayan bir köy. Çatıların üstünde bir haçlı kalesi, sığ suda duran bir Likya lahdi ve merdivenlerin tepesinde ev yapımı dondurma.

Detayları oku

Kaleköy, Simena’nın su üstünde kalan kısmıdır ve tepedeki kale, köyün neden burada olduğunun cevabıdır. Kekova Adası kıyıya paralel uzanır ve anakarayla arasında iki dar boğaz bırakır. Bu kıyıdan geçen her şey bu boğazlardan birinden, surların gözü önünden geçmek zorundaydı. Kale bir kasabayı savunmak için değil, bir kapıyı gözlemek için yapılmıştı.

Gördüğünüz surlar ortaçağdan; Likya temelleri üzerine yükseltilmiş ve birden çok kez onarılmış. İçlerinde ise küçüklüğü yüzünden çoğu kişinin kaçırdığı bir şey var: ana kayaya oyulmuş, yaklaşık üç yüz kişilik bir tiyatro. Likya’nın en küçük tiyatrosudur. En üst sıradan, kalenin korumak için oraya konduğu boğaza dosdoğru bakarsınız.

Köyün altında, kapağı hâlâ yerinde duran bir Likya lahdi sığ suda durur; Kekova’nın en çok fotoğraflanan nesnesidir. Köye kara yolu yoktur. Tekneyle ya da yürüyerek ulaşılır — yüz kadar nüfusu olmasının ve yerinde bir otopark bulunmamasının sebebi de budur.

Köyler Tekneyle ulaşılır Yol tarifi →

Çayağzı Plajı ve Limanı

Teknelerimizin kalktığı yer ve yanındaki uzun plaj. Burada bir tatlı su kaynağı denize karışır ve Caretta Caretta’lar beslenmeye gelir.

Plajlar ve kaynaklar Yol tarifi →

Sülüklü Plajı

Şehrin doğusunda sakin bir kum ve çakıl şeridi — sığ, ılık ve yer yer gölgeli. Kalabalık olmadan deniz isteyen ailelerin tercih ettiği yer.

Plajlar ve kaynaklar Yol tarifi →

Taşdibi Plajı

Ovanın doğu ucunda uzanan açık bir plaj; arkasında seralar, onların ardında dağlar. Yürüyüş ve günün sonunda bir yüzme için ideal.

Plajlar ve kaynaklar Yol tarifi → Konum yaklaşık

Burguç Şifalı Su Kaynağı

Kıyıya yakın, buradakilerin nesillerdir cilt için kullandığı mineralli kaynaklar. Ilık, zengin ve kükürtten beklendiği gibi kokusundan bulunuyor.

Plajlar ve kaynaklar Yol tarifi → Konum yaklaşık

Likya Yolu

Likya Yolu’nun Demre etabı

Bazı yollar yürümek içindir, bazıları hissetmek için. Likya Yolu, Fethiye’den Antalya’ya yaklaşık 540 kilometre uzanır ve iki bin yıl önce yok olmuş bir uygarlığın kentlerini birbirine bağlar — Patara, Ksanthos, Aperlai, Myra, Simena, Olympos.

Demre ve Kekova etabı bütün rotanın en güzel bölümlerinden biridir. Sırtı aşan yürüyüşçüler, başka kimsenin göremediği manzaraya varır: aşağıda serilmiş Batık Şehir, kayasının üzerinde Kaleköy Kalesi, Korsan Mağarası’nın ağzı ve ufka kadar uzanan takımada.

Biz aynı yerleri öbür taraftan görürüz. Osman kırk yıldır bu kıyıyı denizden okuyor, yürüyenler ise yukarıdan — aynı kalıntılar, aynı ışık, ona varmanın iki ayrı yolu. Yoldan yeni inmiş misafirler sık sık şunu söyler: kafalarındaki harita asıl teknedeki günde birleşir.

Planlarken

Dürüst cevap: iki gün

Myra, kilise ve Andriake’deki müze bir sabahı doldurur. Koylar ve Batık Şehir ise denizde tam bir gün demek. İkisini bir güne sıkıştırmak, insanların yıllarca hatırladığı kısmı aceleye getirmek olur.

Kalıntılar erken açılır, deniz geç ısınır

Yazın Myra’yı ve kiliseyi 10:00’dan önce gezin — neredeyse hiç gölge yok ve tur otobüsleri sabahın ortasında geliyor. Deniz ise tam tersi: en sıcak dönemi temmuz–ekim arası.

Karada araç, gerisinde tekne gerekir

Myra, kilise, Andriake, Sura ve plajlara araçla gidilir. Kyaneai’ye yoldan yürüyerek çıkılır. Batık Şehir, Tersane ve Kaleköy’e ise karayolu hiç yok.

Sık sorulanlar

Demre’de kaç gün gerekir?
İki. Biri Myra, Noel Baba Kilisesi ve Andriake’deki müze için; biri de Kekova, Batık Şehir ve koylar için denizde tam gün. Tek gününüz varsa tekneyi seçin — kalıntılar 40 dakika sürer, gelme sebebiniz kıyıdır.
Batık Şehir tekne olmadan görülebilir mi?
Hayır. Kalıntılar Kekova Adası’nın kuzey kıyısı boyunca uzanır; adada ne yol ne de köy vardır. Görmenin tek yolu denizden geçmektir ve alanın korunması için üzerinde yüzmek yasaktır.
Demre gezmeye değer mi?
Noel Baba Kilisesi ve Myra kaya mezarları için evet — ikisi de Türkiye’de türünün en iyi korunmuş örneklerinden. Ama insanların anlata anlata bitiremediği kısım kıyı: Batık Şehir, Kaleköy Kalesi ve Tersane, Gökkaya gibi koylar.
Kekova Demre’ye ne kadar uzak?
Üçağız karayoluyla yaklaşık 40 dakika. Demre merkezine 10 dakika olan Çayağzı Limanı’ndan tekneyle çıkarsanız yarım saatte adaların arasındasınız.
Likya Yolu kaç kilometre?
Batıda Fethiye’den doğuda Antalya’ya yaklaşık 540 kilometre. Neredeyse kimse tamamını tek seferde yürümez — çoğu kişi etap etap gider ve Demre–Kekova bölümü en sevilenlerden biridir.
Likya Yolu ne zaman yürünür?
İlkbahar (nisan–mayıs) ve sonbahar (ekim–kasım). Yaz, sırtlarda fazla sıcak ve gölgesizdir. Kış yürünür ama yağışlıdır: ayda 10 ilâ 14 yağışlı gün olur.
Yürüyüş grupları Demre’de tekne turu ekleyebilir mi?
Evet, çoğu ekliyor. Çayağzı’ndan kalkan 3–4 saatlik tur denizden Batık Şehir, Korsan Mağarası ve Kaleköy’ü kapsar; teknede pişen yemek ve hava uygunsa yüzme molası vardır. Yürüyüşünüzün bitiş saatini söyleyin, kalkışı ona göre planlayalım.

Arabayla gidilemeyen kısım

Bu listenin yarısı yalnızca denizden var. Bizim yaptığımız gün tam olarak o.

Tekne turlarını görün

Rezervasyon talebi

Şimdi ödeme alınmaz. Önce telefon veya WhatsApp ile onaylıyor, ardından ödeme bilgilerini iletiyoruz.

Misafirler

Paylaşımlı turda 0–8 yaş yarım ücretlidir.

Bebekler için yemek sayılmaz.

Bilgileriniz

Yemek tercihi

Her yetişkin ve çocuk için ayrı seçim. Dilerseniz herkes farklı yemek seçebilir.

Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Talebiniz

Formu doldurdukça talebiniz burada görünecek.

Bu formda ödeme alınmaz.